Lütfen Anasayfa için Tıklayınız >>>
ANASAYFA SSS ÇEVRE KÜTÜPHANESİ BASIN ODASI İLETİŞİM Lütfen TEMA Facebook Sayfası için Tıklayınız >>> Lütfen TEMA Twitter Sayfası için Tıklayınız >>> Lütfen TEMA Youtube Sayfası için Tıklayınız >>> Lütfen Sayfası için Tıklayınız >>> ENGLISH
Çalışmalarımız
Projeler
Eğitim
Savunuculuk
Uluslararası İlişkiler
Lütfen TEMA Twitter Sayfası için Tıklayınız >>> Lütfen TEMA Facebook Sayfası için Tıklayınız >>> Lütfen TEMA Youtube Sayfası için Tıklayınız >>>
Çölleşmeyle Mücadele
Ana Sayfa > Seçtiğiniz Site Kısmı > 

Çölleşme var olan çöllerin doğal yaygınlaşması değil, kurak, yarı kurak ve yarı nemli alanlardaki arazi bozunumudur. Uzun kuraklık ve seller gibi iklim değişimleri ve insan faaliyetlerinden kaynaklı toprak verimliliği kaybı ve bitki örtüsünün incelmesidir. Çölleşmenin endişe verici yönü, bu alanlarda yüzlerce yılda oluşan toprağın üst katmanının, eğer doğru yönetilmezse bir kaç mevsimde su ve rüzgar erozyonu ile kaybolabilecek olmasıdır. Aşırı ekim, aşırı otlatma, ormanların tahribatı, uygun olmayan sulama uygulamaları insanların oluşturduğu çölleşme faktörlerinin bir kaçıdır.

Arazi bozunumu ile ilgili bazı veriler:

- 1981 ve 2003 yılları arasında dünyadaki toplam arazinin %24’ünde arazi bozunumu yaşandı.

- Meralar toplam bozunmakta olan arazinin %20-25’ini oluşturmaktadır.

- Tarım arazileri bozunmakta olan arazinin %20’sini oluşturmaktadır.

- Dünyada 1,5 milyon insan geçimlerini bozunmakta olan arazilerden sağlamaktadır.

- 1981 ve 2003 yılları arasında bozunmakta olan arazilerin %16sında iyileştirme çalışmaları uygulanmıştır.

- Meralar bozunmuş arazilerin %43’ünü oluşturmaktadır.

- Tarım arazileri bozunmuş arazilerin %18’ini oluşturmaktadır.

- 12 milyon hektar arazi (Bulgaristan büyülüğünde) her yıl kaybolmaktadır.

- Her yıl kaybolan araziler yılda 20 milyon ton tahıl üretebilirdi.

Kurak alan gerçekleri:

- Çöller haricinde kurak alanlarda yaşayan nüfus 2 milyardır. Dünya’da her üç kişiden biri kurak alanlarda yaşamaktadır.

- Kurak alanlar Dünya’da hayvancılığın %50’sine ev sahipliği yapmaktadır.

- Dünya’da kurak alanlarda yaşayan nüfusun çoğu gelişmekte olan ülkelerde yaşamaktadır.

- Kurak alanlar Dünya karbon miktarının %46’sını depolamaktadır.

- Kurak alanlar ekili alanlarının %44’ünü kapsamaktadır.

- Kurak alanlara endemik olan bitki türleri bugün ekim altındaki bitkilerin %30’unu kapsamaktadır.

- En büyük kurak alanlar, Avustralya, Çin, Rusya, ABD ve Kazakistan’dır.

- 6 ülkenin topraklarının en az %99’u kurak alan olarak sınıflandırılmaktadır. (Botswana, Burkina Faso, Irak, Kazakistan, Moldova ve Türkmenistan)

Türkiye'deki çölleşme rakamları nedir? Son yıllarda artış var mı?

Ülkemizin 2/3’üne yakın bölümü kurak ve yarı kurak alanlardan oluşmaktadır. Bununla birlikte son yıllarda gözlenen iklimsel değişimlere bağlı olarak kurak alanlarda İç Anadolu’nun batısına doğru genişleme gözlenmektedir. Çölleşmeye açık yarı-kurak alanlara sahip risk bölgeleri ise Konya Ovası’ndan Doğu Akdeniz’ e doğru bir yayılma göstermektedir.

Türkiye erozyon ile yıldane kadar toprak kaybediyor? Geçmiş yıllardaki rakamlar neydi? Son yıllarda bu rakamlarda artış ya da azalış oldu mu?

Türkiye topraklarının%90′ı su erozyonu,%1′i de rüzgâr erozyonuna maruz kalmaktadır. Tarım topraklarında bu oran su erozyonu için%75 civarındadır. 1980’li yıllarda yapılan araştırmalar ve çalışmalar ülkemizde erozyonla taşınan toprak miktarını 500 milyon ton civarında olduğunu ortaya koymuştur. Günümüzde Resmi kurumlar tarafından yapılan açıklamalar erozyon sonucunda yılda 220 milyon ton verimli toprakların kaybedildiğini belirtmektedir.

İklim değişikliği bu rakamlar üzerinde etkili mi?

2070 yılına kadar, iklim değişikliği sebebiyle Türkiye’nin tarımsal bölgelerine düşecek yağışın iyimser tahminlere göre %5- %25; kötümser tahminlere göre %25- %50 düşeceği öngörülüyor (IPCC, 2007) . Yağışlardaki azalmanın yanı sıra, 2100’e kadar Türkiye’nin kuzey bölgelerinde 2,5 - 3°C; güney ve güneydoğu bölgelerinde 3-3,5°C; batısında ise 3,5-4,0°C sıcaklık artışının olması bekleniyor (Met Office; http://www.metoffice.gov.uk/media/pdf/l/k/Turkey.pdf) Bu durumda Türkiye’nin ciddi bir kuraklık ve çölleşme tehdidi ile karşı karşıya olduğunu söyleyebiliriz.

Çölleşme aynı zamanda, erozyon, toprak örtüsünün yok olması, tarımsal ürün çeşitlerinde düşüş, biyolojik çeşitliliğin yok olması gibi sonuçları da doğuracaktır. (Brown, 2003, Journal of Arid Environments, 54, 183–194.).

Bu bakış açısıyla, iklim değişikliği ile mücadele için önemli bir karbon tutum alanı olan toprakların bozulması; iklim değişikliğini hızlandıran geri besleme mekanizmalarını harekete geçirmektedir. Arazi kullanımındaki değişiklikler ve sürdürülebilir olmayan arazi yönetim uygulamaları, toprağın karbon tutma yeteneğini azaltmakta ve bu uygulamalar toprağı sanayi ve ulaşım kadar karbon salımını arttıran bir unsur haline getirmektedir.

Dünya genelindeki erozyon ve çölleşme rakamları nedir?

Çölleşme ve kuraklık 4 milyar ha alanı ve 110 ülkede yaşayan 1,2 milyar nüfusu doğrudan tehdit etmekte. Dünya’da her sene 6 milyon ha alan çölleşmektedir. World Watch Enstitüsünün yaptığı araştırmalara göre her yıl dünya yüzeyinden 24 milyar ton verimli toprak kaybedilmektedir.

BM Çevre Programı UNEP’e göre, küresel düzeyde, çölleşmeden doğrudan etkilenen bölgelerde yıllık gelir kaybı 42 milyar dolarken, çölleşme ile mücadelenin yıllık bedeli 2,4 milyar dolardır.

 

Mücadele konusunda ülkemizde neler yapılıyor?Çalışmalar yeterli mi?

TEMA tarafından gerçekleştirilen ve Çölleşmeyle Mücadele Ulusal Eylem Planı raporlamasına dahil edilen faaliyetler ise aşağıda listelenmiştir:

Proje Uygulamaları

Kırsal Kalkınma Politikalarının Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması amacıyla TEMA tarafından Antepfıstığında Verim ve Kalitenin Artırılması projesi başlamıştır.

Afyonkarahisar - Sinanpaşa - Güney ve Tokuşlar Beldeleri ile Kınık, Karacaören ve Çobanözü Köyleri Kırsal Kalkınma Projesi yürütülmektedir.

“Sürdürülebilir Doğal Kaynak Yönetimini Sağlayacak Politikalar Geliştirilmesi” amacıyla TEMA tarafından aşağıdaki projeler uygulanmış ve tamamlanmıştır.

§ Hollanda Rotterdam Belediyesi-Konya Ilgın Geçit Köyü Karbon Emilim Projesi,

§ Adıyaman Besni Aşağıçöplü Erozyon Kontrol Ağaçlandırma Projesi,

§ Tazlar Köyü Kırsal Kalkınma, Çiftçi Eğitimi ile Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrol Projeleri

§ Kaçkar Dağlarında Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Korunması Projesi tamamlanmıştır.

§ CROP-MAL, Marjinal Kurak Alanların Korunması için Rasyonel Fırsatlar Yaratılması projesi uygulanmaktadır. CROP-MAL Karapınar mikro havzası için bir arazi kullanım modeli geliştirilmiştir. Bu proje kapsamında, “Ekosistemlerin Bozulmalarının Engellenmesi ve Bozulmuş Ekosistemlerin Onarımı için Koruyucu Önlemler Alınması” amacıyla Konya-Karapınar’da topraktaki karbon birikimi ve toprak kalitesine etkisini uzun vadeli takibine yönelik izleme sistemleri oluşturulmuştur. 3yıllık izleme sonunda karbon tutma kapasitesi en yüksek ürünler tespit edilmiştir.

Bununla beraber Uluslararası Ormanlar Yılı’nda 23 ağaçlandırma, hatıra ormanı, bitkilendirme, tohum, koruma gibi proje faaliyetleri yürütülmüştür. 81 İlde 81 Orman, Ülkem İçin Ormanlar, Antepfıstığı Üretiminde Verim ve Kalitenin Artırılması, Meşe, Hatıra Ormanı vb projeler devam ederken, Sakız Ağacı Klon Parkı Tesisi devam projesi hazırlanarak basın toplantısı ile kamuoyuna açıklanmıştır. Sakız Ağacı Klon Parkı Tesisi projesi ile sakız ağaçlarının genetik çeşitliliğinin korunduğu bir koruma alanı yaratılması uygulamaya konulmuştur. Ayrıca, Meşeler Yuva Arıyor: Bozuk Meşe Ormanlarının İyileştirilmesi, Turan Demiraslan Teraslama Projesi, İzmir Beydağ Hatıra Ormanı Projesi, Denizli Corendon Hatıra Ormanı Projesi gibi yeni projeler başlatılmıştr. Dikimi tamamlanan proje sahalarının 2011 yılı fidan başarı oranı %80,7 olarak belirlenmiştir.
Lütfen Uluslarası İşbirlikleri için Tıklayınız >>>

Halaskargazi Mah.Halaskargazi Cad.No:22 Kat:5-6-7 
34371 Şişli | İstanbul

Tel: 0 (212) 291 90 90 | Fax: 0 (212) 284 95 93